Gençlerin istihdam ve konut sorunu giderek çözümsüz bir hal almaktadır. Köylerdeki işletmeler kapanmakta, gençler ise kaçış yolları aramaktadır. Bu ülkede hangi sınıfa ait olduğumuz konusunda kaçıncı sıradayız? 2, 3… Siz düşünün.Sterlin'in 40'a doğru tırmanacağı ve doların zaten 30 olduğu bir ortamda, oturduğumuz yerden… durup dururken daha da fakirleşiyoruz. Her şey aleyhimize işliyor ve bu durumla nasıl başa çıkacağımız konusunda endişeler artıyor.Faiz oranlarının yükselmesi, dövizdeki artış, tarım ve hayvancılık girdi maliyetlerinin katlanması, köylerde yaşayan gençlerin yaşamını neredeyse çekilmez hale getirdi. Üretim ve gelişim imkansız hale geldi.Hızla artan nüfus, ucuz iş gücünü daha cazip hale getirirken, ülke genelindeki işleri yabancılara kaptırmamızın önünü açtı. Eskiden "MİLLETİN EFENDİSİ" olarak görülen üreten ve toprağa bağlı insanlar şimdi "ENAYİ" konumuna düştü. Bu devlet kendi halkına yeterli eğitim ve sağlık hizmeti sunamazken, kendi vatandaşlarından uzaklaşıyor.Alım gücündeki ciddi kayıp da bir göstergedir. Maliye bakanının yüzde 50 zam beklentisi, otomatiğe bağlanan elektrik zammı, asgari ücrete beklenen yüzde 35 zam, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar... Hepsi fiyatları yukarı çekiyor.Meyve ve sebzelerin lüks tüketim olup olmadığı konusunda düşünmemiz gerekiyor. Maalesef, maaş zammının vatandaşın alım gücünü artırdığını düşünen bir ekonomik anlayış var. Ancak enflasyonla mücadele bu şekilde olabilir mi? Enflasyon büyürken elimizdeki para eriyor.Hızla fakirleştiğimizi gösteren bir diğer gösterge faizlerdir. Durmaksızın artıyorlar. Durduğunuz yerde, bankadan gelen bir açıklama: "Yüz bin TL borcunuz var, size bu borcun 130 bin TL olduğunu söylüyorlar." Evde otururken bile bu durumu yaşamak üzücü.Döviz konusu da aynı şekilde istikrarsız. Böyle bir ortamda nasıl başa çıkacağımızı düşünmek oldukça zor. Sterlin'in 40'a doğru tırmanacağı, doların zaten 30 olduğu bir ortamda oturduğumuz yerden… durup dururken daha da fakirleşiyoruz. Her şey, aleyhimize, bu durumla başa çıkmanın yolu nedir?Üstelik inanılmaz bir nüfus hareketi ve vatandaşlık baskısı var. Sadece evliliklerden ve 18 yaşını doldurdukları için verilen vatandaşlık rakamları her yıl 15-20 bin kişi civarında. Ancak bu sağlık ve eğitim sistemi bu yükü kaldırabilir mi?2024 yılı bütçesi, genellikle maaş bütçesi olarak nitelendiriliyor. Kamunun yeni istihdamlara ihtiyacı var mı? Elbette var. Ancak kamuda istihdam kriterinin sadece parti bağlantısı olması, verimsiz bir ortamı daha da kötüleştiriyor. Kamu, az sayıdaki personel üzerinde ağır bir yük taşıyor.Uzun lafın kısası, ne kamu doğru ve nitelikli hizmet sunuyor vatandaşa, ne de uygulanan ekonomi politikaları alım gücünü artırıyor. Sokakta gördüğümüz zenginleşme, arabalara ve evlere bakarak oluyor. Ancak bu mutlu azınlık dışında çoğu vatandaş, ay sonunu nasıl getireceğini düşünmeden oturduğu yerde fakirleşiyor. KAYNAK : Haber Kıbrıs
KIBRIS
06 Aralık 2023 - 10:39
Güncelleme: 06 Aralık 2023 - 10:45
Hüseyin Ekmekçi: 'Vatandaş oturduğu yerde fakirleşiyor!'
Gençler geleceğimizi şekillendirecek olan bireylerdi, değil mi? Devletin ve gelecek neslin emaneti olarak düşünülmüştü. Ancak her şey giderek kontrolden çıktı. Kamu hizmeti sağlamıyorsa, vergi toplamıyorsa, sorunun kaynağı burada başlıyor gibi görünüyor.
KIBRIS
06 Aralık 2023 - 10:39
Güncelleme: 06 Aralık 2023 - 10:45





